• Çambaşı Yayla Konakları
  • Çambaşı Yayla Konakları
  • Çambaşı Yayla Konakları
RADYO ENERJİ 90.0 FREKANSINIZ TARZINIZDIR
Facebook'ta Paylaş
ORDU İLİ Yazdır E-posta

ORDU İLİNİN TARİHÇESİ
1963 – 1964 yıllarında Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Prehistorya Tarihi Kürsüsü Prof.I.Kılıç KÖKTEN’in Ordunun Ünye civarında yaptığı arkeolojik kazı ve tetkiklere göre Ordu İli’nde yerleşmeye ve medeniyet eserlerinin verilmesine M.Ö.15 bin yıllarında başlanmıştır.Yine en eski yerleşme sahalarından biri de Mesudiye ilçesidir. Bu ilçe de Prehistorya ve daha sonraki eski tunç devrine ait bir çok buluntular ele geçmiştir.Bölgede dolayısıyla Hitit ve Frigler’inde hakimiyeti görülmektedir.
 
Ordu şehrinde ilk yerleşme M.Ö.VIII. yüzyılında Niletli Kolonistlerce başlatılmıştır. Niletli Kolonistlerce Kotyora (Cotyora) ismi ile kurulan ilk şehrin yeri bugün bilinmemektedir.Ordu toprakları Nedler ve Perslerin yaşantısına da sahne olmuştur.M.Ö.400 yıllarında 10 binlerin Ric’atı sırasında Ordu’nun antik şehre gelişi ve meşhur Ksenefon’un nutuklarına sahne oluşu önemli bir olaydır.Helenistik, Roma, Bizanslıların hüküm sürdüğü Cotyora zamanla önemini ve canlılığını yitirmeye başlamıştır. Selçuklu Türkleri ( Danişmentliler, Hacı Emiroğulları gibi) Osmanlıların hakimiyeti altına geçen Ordu İli Cotyora’dan sonra 14. yüzyıl ortalarına doğru şehrin 4 km güneyinde bugünkü Eskipazar’da Bayramlı adıyla kuruldu.Bayramlı kasabası 18. yüzyıl başlarında eski canlılığını kaybedince batıda bucak adıyla yeni bir ilçe merkezi doğdu. Bucak adı 1869-1870’de (ORDU) adına çevrildi. Bu yeni ilçe merkezine Bolaman,Perşembe, Ulubey, Hansamana (Gölköy) ve Aybastı bucakları bağlı idi.
Ordu ilçesi 1920 yılına kadar Trabzon Vilayetine bağlı bir kaza merkezi iken 17 Nisan 1920 tarih ve 69 sayılı “Ordu Müstakil Livası Teşkiline Dair Kanunla” merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına bağlı olan Fatsa kazası da Ordu’ya bağlanmış ve müstakil Ordu Livası teşkil edilmiştir.1923 yılında Sancak adı Vilayet olarak değiştirilerek bugünkü mülki taksimata Ordu Vilayeti olarak yerini almış bulunmaktadır.Bugün bilindiği gibi 18 ilçesi 5 bucağı 65 belediyesi 505 köyü ve 327 mahallesi bulunmaktadır.Doğu karadeniz bölgesinin eşsiz doğa güzelliklerini sinesinde toplayan Ordu İlimizin İlçeleri; Akkuş, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gülyalı, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye, Perşembe,Ulubey ve Ünye’dir.




           ATATÜRK’ÜN ORDU’YA GELİŞİ
 
1924 yılı sonbaharında Karadeniz kentlerine yönelik bir inceleme gezisine çıkan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Trabzon’dayken büyük Erzurum depremini haber almış ve bir an önce bölgeye gitmek istemişti. Ancak, önceden tasarlanmış ziyaretlerini iptal etmek istemiyordu. Geziyi hızlandırarak Samsun’a kadar gitmeyi kararlaştırdı.
19 Eylül günü Giresun’u ve Ordu’yu birkaç saatliğine ziyaret ederek Samsun üzerinden Erzurum’a geçti.
 
19 Eylül :Ordu’nun En Mutlu Günü
 
Atatürk, 19 Eylül 1924 Cuma günü, öğleden sonra Hamidiye Kruvazörü ile geldi. 13.00 sularında Giresun yönünden beliren kruvazör, 14.00 sularında Ordu açıklarında demirledi ve top atışlarıyla kenti selamladı.
Önceden tasarlanan karşılama töreni için yüzlerce kayık, sandal, mavna, bayraklarla donatılarak kruvazöre doğru açıldı. Kayığın birinde sporcu giysileri içinde Ordulu gençler de vardı ve Atatürk’ü kendi kayıkları ile karaya çıkarmak istiyorlardı. Bir kayıkta da vali, belediye başkanı ve diğer yöneticiler vardı. Bu yönetici kurulu kruvazöre çıkarak Cumhurbaşkanını karşıladılar.
Cumhurbaşkanı Mustafea Kemal Atatürk, kruvazörün hücumbotuyla, yüzlerce kayığın eşliğinde karaya çıktı. Kente ilk adımını attığı yer, bugünkü İlkadım Anıtının olduğu yerdi. Binlerce Ordulu, Ata’sını alkışlarla karşıladı. Askerlerden ve öğrencilerden oluşan karşılama kortejnin önünden geçerken, selamlarına “Merhaba, nasılsınız arkadaşlar?” diyerek yanıt verdi. Bir kız öğrenci kendisine bir demet çiçek sundu.
Atatürk, ilk olarak belediyeyi ziyaret etti. Belediye Başkanı Yusuf Furtun’du. Makamında, kendisine kentin yerel sorunları hakkında bilgi verdi. Kahveler içilirken, kentin çeşitli kuruluşlarının temsilcileri Atatürk’e tanıtıldı.
Atatürk, belediyeden sonra aynı binada bulunan Cumhuriyet Halk Fırkasını da ziyaret etti.
Daha sonra yine yürüyerek, binlerce Ordulunun alkışları arasında vilayete çıktı. Dönemin vali vekili Rıfat Bey tarafından kendisine ilin sorunları hakkında bilgi verildi.
Atatürk, vilayetten çıktığında yine yürüyerek iskeleye gelirken, önüne çıkan ve kulüplerini ziyaret etmesini isteyen gençleri kırmayarak İdmanyurdu Kulübünü de ziyaret etti. Burada, kulübün anı defterine şunları yazdı: “ İdmanyurdu’nun yeni teşekkül  etmiş olmasına rağmen mevcudiyetini derhal ihsas ve izhar eder ruhta gençlerden mürekkep olduğunu gördüm. Memnunum. İdmanın bedeni olduğu kadar fikri olmasına dikkati celbederim. Gazi M. Kemal / 19 Eylül 1340, Ordu”
 
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, İdmanyurdu Kulübü binasından ayrıldıktan sonra, bu kez de Gençlik Yükselme Birliği Kulübü yöneticileri tarafından davet edildi. Bu daveti de kırmayan Mustafa Kemal Atatürk, kısa bir süre bu kulübe ve daha sonra İhtiyat Zabitleri Kulübüne uğradı.
Gençlik Yükselme Birliği Kulübünde, Keçiköy İlkokulu müdürü kendisine tanıtılırken, o yörenin çok yeşil olduğunu gemiden gördüğünü söyleyerek, okulun adının “Yeşilyurt” olarak değiştirilmesini istedi.
Bu ziyaretlerin ardından iskeleye ulaşan Mustafa Kemal, kentten ayrılmadan, iskeleyi dolduran kalabalığa hitaben şu konuşmayı yaptı: “Muhterem Ordu Ahalisi! Hakkımda gösterdiğiniz samimi tezahürat bende derin hissiyat bıraktı. Bu şuurlu tezahüratınızla Türk milletinin bütün cihan muvacehesinde ilelebed yaşayacağını bir daha ispat etmiş olan sizin samimi çehreleriniz ve sevimli gözleriniz karşısında günlerce kalmak ve sizinle samimi hasbihallerde bulunmak isterdim. Fakat ciddi bir sebep buna manidir. İnşallah samimi ve sevimli muhitinizi tekrar ziyaret ederim. Allahaısmarladık.”
Bu seslenişinin ardından, iki saat kadar kaldığı Ordu’dan ayrıldı.
ORDU İLİNİN YEMEK VE DİĞER KÜLTÜRLERİ

      EL SANATLARIMIZ
      İlimizin zengin kültür yapısını oluşturan unsurlardan biri olan el sanatlarımız, kendine has özellikleriyle yaşatılmakta, gerek il içinde gerekse çevre il ve büyük şehirlerde büyük rabet görmektedir hatta bazı el sanatlarımız yurt dışında da ün kazanmıştır.
 






      MAHALLİ YEMEKLERİMİZ
      Halk kültürümüzün en önemli konularından biri halk mutfağıdır.
Halk mutfağı ve yemekleri günümüzde birere sanat ürünleri olarak kabul edilmektedir.


     ORDU İLİ MAHALLİ YEMEKLERİ

 

      ÇORBALAR
      1. Pancar Çorbası
      2. Mısır Çorbası
      3.Kabak Çorbası

      YEMEKLER
      1. Pancar (Kara lahana) Sarması
      2. Pancar (Kara lahana) Döşemesi
      3. Pancar (Kara lahana) Diblesi
      4. Melocan(Diken ucu) Kavurması
      5. Sakarca Mıhlaması
      6. Galdirik Kavurması
      7. Isırgan Yağlaşı
      8. Hoşgıran Kavurması
      9. Tirmit (Mantar) Kavurması
      10. Çerkez Tavuğu
      11. Kabak Muhallebisi
      12. Mısır Yağlaşı
      13. Pallobye
      14. Keşkek (Gendeme)
      15. Fırım Fasulyesi

      HAMSİ YEMEKLERİ
      1. İçli Tava
      2. Hamsi Buğulaması
      3. Hamsi Köftesi
      4. Hamsi Tava

      HAMUR İŞLERİ
      1. Su Böreği
      2. Yufka Böreği
      3.Ev Makarnası (Kesme Makarnası)

      TATLILAR
      1.Kabak Tatlısı
      2. Aşure
      3. Un Helvası

      EKMEK ÇEŞİTLERİ
      1.Mısır Tatlısı
      2.Bileki Ekmeği
      3.Saç Ekmeği
      4.Golit

      REÇELLER
      1.İncir Reçeli
      2.Üzüm Reçeli
      3.Elma Reçeli

      TURŞULAR
      1Fasulye Turşusu.
      2.Domates Turşusu
      3.Salatalık Turşusu
      4.Patlıcan Turşusu
      5.Kelem Lahanası
 
      ARICILIK
           İlimizin 501 köyünde 10.000 çiftçi ailesi 303.741 civarında fenni arı kovanıyla arıcılık yapmakta olup yıllık ortalama 9.000 ton bal ve 747 ton balmumu elde edilmektedir.
     Toplam Türkiye fenni arı kovanı sayısı 2.912.660 adettir. Buna göre İlimiz Türkiye arı kovanı sayısının %10 ndan fazlasına sahiptir. Bu rakam ilimizin arıcılık seviyesini en iyi biçimde açıklamaktadır.
     Türkiye arıcılığı bakımından ilk sıralarda yer alan ilimizde, Arıcılık üretme İstasyonu 22 Aralık 1994 te Bakanlar Kurulununun 94/6280 sayılı 22.12.1994 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararıyla kurulmuştur. Bu istasyon 30 Mayıs 1995 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca Arıcılık Araştırma Enstitüsüne dönüştürülmüştür.
 
      SU ÜRÜNLERİ
           Son yıllarda İlimiz balıkçılığı en zor dönemlerini yaşamaktadır. Sahil şeridinde yaşayan insanlarımızın geçim kaynaklarımızdan biri olan balıkçılığın 100 km.lik bir kıyı şeridine sahip olan ilimizde gerekli önlemler alınması ile üretim artırılabilir. Ancak son yıllarda hatalı avlanmalar, deniz kirliliği sebebiyle ilimizin de kıyısı bulunduğu Karadeniz balık verimi yönünden kaygı verici bir duruma gelmiştir.
 

      FOLKLOR
       ORDU İLİ KADIN KIYFETİ

 

     İçine beyaz renkli keten dokumadan yapılmış gömlek giyilmektedir. Gömlek, dik yakalı ve uzun kolludur. Kol ağzı dört parmak eninde bilezikli olup, tek düğme ile iliklenmektedir. Önü bele kadar açık olup, gümüş düğmelidir. Önünde her iki tarafta dikişli pilli ( kırma süs vardır. Altında dört metre kumaştan yapılmış, paçaları bol, ağı yukarıda tuman giyilir. Elbisenin altından bir kaşık kadar görünecek tarzda tumanın paçaları dize kadar çekilir ve çorabın içine sokulur. Ayağa, dize kadar çıkan Yargan garası veya Alaçorap denilen desenli çorap ile çarık giyilir.

     ORDU İLİ ERKEK KIYAFETİ

 

     Önce, iç gömlek giyilir. Bu gömlek, yerli el tezgahlarında imal edilen keten dokumadan yapılır. Parmak yakalı olan gömleğin önü bele kadar açık olup, tek düğme ile iliklenmektedir. Üzerine entari denilen mintan giyilir. Mintan beyaz renkli pamuklu kumaştan yapılmaktadır. Hafif dik yakalı olup, önden düğmelidir. Uzun kollu ve kol ağzı bileziklidir.
     Altına siyah koyun yününden dokunan şayak kumaşından yapılmış zıpka giyilir. Zıpkanın beli uçkurlu olup, arkası kırmalar halinde boldur. Paçaları ise aşağı doğru daralmaktadır. Zıpkanın yanlarında kendi kumaşından fitil yapılmıştır. Önlerine ( pantolondaki ütü yerlerine ) ise sarı simli kaytan geçirilmiştir.
 
      FINDIK
           Fındığın kültür kaynağı ve anavatan bölgelerinden birisi Karadeniz kıyılarıdır.M.Ö. 400 de Pontus cevizi diye adlandırılmıştır (Xenophan). Theophrastus ise yabani ve kültür fındıklarını birbirinden ayırmıştır ve kültür fındığına Heraklit cevizi adını vermiştir. Plinis ise ilk kültür fındığını Pontus kıyılarından getirdiği için Buna Pontus cevizi demiştir.

 

 

COĞRAFİ KONUMU

      

 Ordu, kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Giresun, batısında Samsun, güneyinde Sivas ve Tokat illeri ile çevrilidir. Konumu 40-41 derece kuzey paralelleri, 37-38 derece doğu meridyenleri arasındadır.
      Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinde toprakları bulunan bir ildir. Yüzölçümü 5963 km2 dir.

 
 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
       Ordu ili genel olarak dağlıktır. Bunlar Canik ve Doğu Karadeniz Dağlarıdır. Kıyıya paralel uzanır. Batıdan doğuya doğru yükseklikleri artan bu dağlar, akarsular tarafından kesilerek derin vadiler veya yaylalar meydana getirmişlerdir. Bu yaylalarda yüksek tepeler bulunur. İlin en yüksek tepesi , 3038 m ile Kırkkızlar Tepesidir.
      Yaylalar, akarsularla derin bir şekilde yarılmış, parçalanmış, fakat üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu yeryüzü biçimidir.
 
 JEOLOJİK YAPI
       Ordu ilinin jeolojik yapısını, II. Zamanda oluşan lavlarla, kuzey batı ve güney doğu yönlerinde uzanan volkanik kütleler meydana getirmiştir.
       Ordu ili toprakları, II. Ve III. Zamanda oluşmuştur. İl topraklarının jeolojik devirlerine ait izler, Aybastı ve Gölköy yöresindeki kömür yataklarında, ilin volkanik dağlarında, Gölköy`ün tektonik çöküntüsüyle sahilin IV. Zamanında oluşan alüvyonlu birikintili düzlük ve ovacıklarda açık olarak gözlenilebilmektedir.
 
 İKLİM
       Ordu`da tipik bir Karadeniz iklimi hakimdir. Kışlar serin, yazlar ılık geçer. Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır. Genelde ılıman bir iklim yapısına sahip olmakla, coğrafi yapısı itibarıyla, deniz ve kara olmak üzere iki farklı iklim karakteri gösterir. Kıyıya paralel bir duvar gibi uzanan dağlarla sahil arasında geçiş iklimi görülür. Ölçümlere göre, ensoğuk ay, ocak-şubat aylarıdır. Bu aylarda en düşük sıcaklık sıfırın altına inmekte, 6-7 derece dolaylarında gerçekleşmektedir. İç bölgelerde ensoğuk ay Ocaktır. Bu ayda en düşük sıcaklık -7 dereceye kadar inmektedir.
      Kıyı bölümünde en sıcak ay Temmuz, Ağustostur. Burada kıştan bahara bilhassa yaza geçiş yavaş bir şekilde meydana gelir. Sonbahar ılık olup kış ortasına kadar sürer.İç kısımlarda sıcaklık düşer. Ocak, Şubat ayları sıcaklıkları, kıyı şeridinde sıfırın altına düşmez. Yükseldikçe ısı azalır:Ulubey`de 1 -2 dereceye,Gölköy ve Mesudiye`de 4 dereceye,Aybastı ve çevresinde -8 dereceye kadar düşer.
      Yağışlara gelince,kıyı şeridi en yağışlı kesimdir.
Sonbaharda yağışlar daha fazladır.Temmuz ayında yağan yağmurlar, sağanak olduğu için,sel karakteri gösterir.Büyük akarsu yataklarından taşarak sahilde büyük hasara sebep olur.
      Kar yağışı kıyılarda çok azdır ve kısa sürer.Ama iç kesimlerde kar yağışı hem yoğundur,hem de kış mevsimi uzun sürer.
      Ordu`da en hakim rüzgar,güneyden esen lodostur.Meltem rüzgarları,yaz aylarında güney-doğu yönünde denizden karaya doğru,ikindiye kadar devam eder.İkindiden sonra aksi istikamette esmeye başlar ve gece boyunca sürer.
      Bölgede ender de olsa,kıble,lodos,keşişleme isimleri verilen çok bir sıcak hava akımı meydana getiren rüzgarlarda eser.Yaz ortalarında estiklerinde fındık ürünü üzerinde büyük zararlar meydana getirirler.
 
 BİTKİ ÖRTÜSÜ
       Kıyı şeridinde yayvan yapraklı etek ormanları ve fundalar görülür.Bu şerit,Karadeniz kıyıları ile kenar dağlarının orta kısımlarıdır.Tarla tarımına en uygun alanlarda buradadır.
      Orman etekleri ile yaylalar arasında kalan kesimde ise,yayvan yapraklı,karışık ve iğne yapraklı bitki örtüsü görülür.Bu alanlarda kızıl ağaç,gürgen,çam,ladin,orman gülü türleri bitki örtüsünü oluşturur.
      Yayla kesimlerinde ise 1500-1800 metre yükseklikte çam,ladin,ince çalı öbekleri ve orman altı bitki türleri görülür.
 
 GÖLLER
       Ordu il sınırlarında dikkate değer iki göl vardır. Bunlardan biri Gölköy ilçesindeki Ulugöl`dür. Bu göl 80 dekarlık bir alanı kapsar. Fatsa ilçesindeki Gaga Gölü de 60 dekarlık bir alana yayılmıştır.
 
 KAPLICALAR
       Ordu ilinde en önemli kaplıca Fatsa`nın Sarmaşık Köyü`ndeki "Sarmaşık Kaplıcası`dır. 48 derece sıcaktaki suyun bileşiminde çelik ve kükürt bulunmaktadır. Bu suyun kadın hastalıkları , romatizma, böbrek taşı rahatsızlığı ile fizik tedavi konusunda yararlı olduğu bilinmektedir. Sarmaşık Kaplıcasının çevresindeki kalıntılardan anlaşıldığına göre , M.Ö. 1. yy`dan beri kullanılmaktadır.
      Ordu ilindeki en önemli içime de Fatsa`nın Sazcılar Köyü`nde "Sazcılar Kaynak Suyu`dur.
 
 AKARSULAR
       Ordu ilindeki akarsular, kaynaklarını sahile paralel uzanan dağlardan alarak, derin ve dik yamaçlı vadilerle kıyıya ulaşır. İl arazisinin jeolojik yapısı dolayısıyla fazla miktarda erozyona neden olurlar. Bu yüzden de sahile ulaştıkları yerlerde küçük düzlükler meydana gelir. Bu alanlar, akarsuların sürüklediği topraklarla örtülmüş, verimli tarım toprakları haline gelmiştir.
      Akarsuların eğimleri fazla ve yatakların düzenlenmemiş olduğu için, sel karakteri gösterirler. Eriyen karlarla beslenen akarsular, devamlı yağışlarla büsbütün kabararak yatakları çevresindeki ekili-dikili topraklar üzerinde büyük hasar meydana getirirler.
      İlin başlıca akarsuları, doğudan itibaren Turnasuyu, Melet, Civil, Akçaova, Ilıca, Bolaman, Elekçi, Cevizdere, Curi ve Akçay`dır. Bu akarsuların en uzunu 125 km ile Melet`tir. Bu akrsu aynı zamanda Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz`in birbirinden ayıran sınırdır.
 
 SAHİLLER
       İl sahilleri, yüksek ve alçak olarak iki görünüşe sahiptir. Ordu-Fatsa arasında yüksek, diğer bölümlerde ise alçak sahil tipi görülür.
      Yüksek sahil bölgesi, kuzey ve kuzeybatı fırtına rüzgarlarına yer yer açıktır ve derin körfezler, ufak koylarla çevrilidir. Perşembe limanı büyük bir doğal barınaktır. İl balıkçılığının arzu edilen düzeyde gelişmemesinde de bu coğrafi konumun önemi büyüktür.
      Alçak sahil kesimlerinde düzensiz akan suların getirdiği fazla miktardaki alüvyonlarla yer yer geniş alanlar oluşmuştur.

 

GÖRÜLECEK YERLER

KURUL KAYASI YERLEŞMESİ

İlimiz merkezine 20 km mesafedeki Bayadı köyü sınırları içinde sivri bir kaya üzerinde antik bir yerleşme alanıdır. Yer altı galerileri bulunmaktadır. Bu alanda (5*6 m2) ebadında 8 metre derinlikte ana kayanın oyulması ile yapılmış bir sarnıçve su yolu olduğu tahmin edilen basamaklarla aşağıya inen bir dehliz bulunmaktadır. Bunların yanı sıra bna kalıntıları ve değişik dönemlere ait seramik parçaları yüzeyde görülmektedir.1991 yılında Ordu Müze Müdürlüğü'nce çevre temizliği ve tanzimi çalışması yapılmış alantemizletilerek tel örgü içine alınmıştır.

ESKİ PAZAR

İl merkezine 4 km. mesafede, Ordu-Sivas karayolunun 150/200 m. Doğusunda dikdörtgen planlı küçük bir camiidir. Caminin ilk yapılışı Beylikler dönemine aittir. Daha sonraları 1197 ( M.1782) yılında Şebinkarahisar mutasarrıfı Battal Hüseyin Paşa tarafından onarılmış ve onarım kitabesi giriş kapısı üzerine konulmuştur. Şimdiki camii eski caminin zelzeleden harap olması nedeniyle XX. Yy. da yeniden yapılmıştır.

PAŞAOĞLU KONAĞI

Konağın taşları Ünye’den, Keresteleri Romanya’dan, Çinileri Avrupa’dan getirilmiş, 1893 yılında yaptırılmış olan bu konak İlimiz Selimiye mahallesinde bulunmaktadır.18 Kasım 1987 yılında 'Paşaoğlu Konağı ve Etnoğrafya Müzesi ' olarak hizmete açılmıştır. Ordu il Merkezi - Selimiye Mahallesi'nde Taşocak Caddesi ile Erkoçak Sokağı'nın kesiştiği köşede yükselen Paşaoğlu Konağı, 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bahçesiyle birlikte 625metrekare'lik bir alan üzerine inşa edilen konağın taşları Ünye'den, ahşap malzemesi Romanya'dan getirilmiş ve yapımı İstanbullu bir usta tarafından gerçekleştirilmiştir.

 

TURNASUYU

Ordu - Giresun kara yolu üzerinde doğal plajı ile ünlüdür. Şehir merkezine 9 km. mesafede ve halk arasında büyük rağbet gören yerlerden biridir.

 

KOTYORA ( DAĞ ETEĞİ )

"Kotyora ",Grekçe "Dağ Eteği" anlamına gelir.Tarihi Kotyora, bugün 'Ayar Tamı' denilen yerde kurulmuştu. Burası, Bozepe'nin bir uzantısı olan, dik yamaç görüntüsü veren 'Okçulu Kıranı'nın' önündeki yer olup, güney kenarı 'Acısu deresinden' itibaren 'Balıktaşı' kayalıklarından denize inmekte; doğusunda deniz ve bugünkü 'Şehir mezarlığının' kapladığı saha bulunmaktadır. Kasaba, Kotyora adını, kurulmuş olduğu bu yere göre almıştır.

 

YASON KİLİSESİ

Perşembe Çaka mevkii Yason Burnu'nda, sit alanı içerisinde yer almaktadır. Üç apsisli küçük kubbeli olup, cephesinde açık ve koyu taşlar kullanılmıştır. Kilise içte iki sıra sütunla, üç nefe ayrılmıştır. Güneyde ve batıda olmak üzere iki girişi vardır. Batıdan asıl giriş üzerinde açık pembe renkli bir taş üzerinde alçak kabartma şeklinde karşılıklı, iki hayvan figürü tasvir edilmiştir. Kapı ve pencere pervazları açık bej renkli taşlardan, ana duvarlar koyu gri taşlardan örülmüş, böylece cephelerde taşların farklı renklerinden oluşan güzel bir tezat ortaya çıkmıştır. 1991 yılı sonunda kilisenin kubbesi ve tavanının bir kısmı çökmüş, 6 adet taş sütundan ikiside yıkılmıştır. Kilisenin sahil yoluna yakın olması ve ender bulunan doğal yarımadada bulunması yerli ve yabancı ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir.

 

GÖLKÖY KALESİ

Gölköy ilçesi, Kale mahallesinde yer alır. Kale tek kapılı, geniş bir alana sahiptir. Duvarları küçük moloz taşlarla Horasan harcı ile yapılmıştır. Kale çevreye hakim kayalıklar üzerinde gözetleme ve savunmaya elverişli bir durumdadır. Giriş kapısına önü dar kayalık bir yerden ulaşılmaktadır. Girişin solunda silindir şekilli bir burç ve gözetleme kulesi vardır. Bu kısımdaki duvarlar yer yer tahrip olmuştur.

 

YAYLA 1
Yayladan Görüntü

 

YAYLA 2
Yayladan Görüntü

 

YAYLA 3
Yayladan Görüntü

 

KAYA MEZARI
Kaya mezarı Ünye Kalesi

 

KALEKÖY KALESİ
Kaleköy kalesi Mesudiye

 

BOZTEPE

Ordu şehrinin yamaçlarında kurulduğu Boztepe , 560 metre yüksekliğindedir. Ordu şehrinin bütün güzellikleri kuşbaşı olarak Boztepe'den görülür. Bilhassa güneş batarken ve geceleri çok güzel bir manzarası vardır. Şehre 6 km'lik asfalt bir yolla bağlı olup, burada gazino, motel ve çam ormanları vardır. Boztepe bugünkü konumuyla bir piknik yeri durumundadır.

KİLİSE
Tarihi Kilise Ordu-Merkez

 

BOLAMAN KONAĞI
Bolaman Konağı içi ve tavan detayı

 

DEHLİZ
Ünya Kalesinde bir Dehliz

 

HAZİNEDAROĞLU KONAĞI
Hazinedaroğlu Konağından bir tavan detayı-FATSA

 

KEMER KÖPRÜ
Bülbül Deresi Üzerindeki Kemer Köprü-ORDU

 

ŞELALE
Yayladan bir şelale görüntüsü

 

 

 

 
AYIN SÖZÜ
  • Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık, halis niyetimiz rızayı ilahidir.
  • Yavuz Sultan Selim

     

    Ordu Türküleri
    DÖVİZ KURLARI

    Altın Fiyatları

     

    Döviz Fiyatları